• Anıtkabir
    • Ankara
    • Sarawak - Borneo
    • Malezya
    • Douz
    • Tunus
    • Kukulkan Piramidi
    • Meksika
    • Halong Bay
    • Vietnam
    • Petra
    • Ürdün
    • Kathmandu
    • Nepal
    • Kızılkum Çölü
    • Türkmenistan
    • Kapadokya-Zelve
    • Nevşehir
    • Ohrid Kalesi
    • Makedonya
    • Annapurna Ana Kamp
    • Himalayalar, Nepal
    • Kerala
    • Hindistan
    • Tayland-Myanmar Sınırı
    • Roma
    • İtalya
    • Sorgun
    • Antalya



İnsan kısa sürede neleri keşfedebilir? Yol aldıkça kendini, kültürünü, unuttuklarını,

belki de sadece
keşfetmenin hazzını...


Eğer kendini arıyorsan yönünü dağlara çevir, dağlarda gözlerini kapat, kulaklarınla
gör. Ağaçların fısıltılarını, böceklerin seslerini dinle. Binlerce yıllık uygarlıkların izini sür.
Keşif yolculuğu için yoldan çıkmaya hazır ol!
 Melih Eriş

.................................................
GEZİ YAZILARIM

Melih Eriş ile geziler PRONTOTOUR AC Seyahat Acentesi işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.


TV PROGRAMLARI



 

AVUSTURYA - VİYANA


ZAMANA MEYDAN OKUYAN BAŞKENT




Modern kentle doğanın birbirine bu denli uyumlu olduğu bir şehre dünya üzerinde az rastlanır. Viyana tarihi hem ortaçağ Avrupa şehri hem de doğal yaşamı hiç bozulmamış, aksine şehrin ruhuna entegre olmuş pastoral bir cennettir. Müziğin, kahvenin ve sanatın tadını çıkarmak için Viyana’ya gelmelisiniz. Viyana demek, Mozart demek; Dehanın müziği caddelerde, sokaklarda tınlıyor sanki. 
 
Viyana’ya birçok kez gittim. Hatta ilk seferinde oldukça da uzun kalmış buranın yaşam koşullarını, değerlerini ve dilini öğrenmiştim. Sonrasında da işim için sürekli gidip gelmiştim. Viyana’ya her gidiş gelişim de sanki biraz daha bağlanır oldum. Avusturya’nın tarihi, coğrafi koşulları, insanları hakkında merakımı giderecek birçok kitap ve dokümanlar okudum. Uzun süre kaldığım yeri öğrenmek ve bilerek gezmek istedim.
 
Viyana’ya ilk gelişim karayolu üzerinden olmuştu. Slovenya’nın Maribor kapısından Avusturya’ya giriş yaparak Viyana’ya ulaştım. Karayolu ile ulaşım çok uzun sürdüğü için sonraki gidiş gelişlerimi uçakla gerçekleştirdim. Viyana'nın uluslararası Schwechat Havaalanı şehir merkezinden 20 km uzaklıkta olup şehir merkezine her 20 dakikada bir kalkan otobüslerle ulaşılabilir. Bir başka seçenek de metro olabilir.

Viyana'da bölgeler numaralara bölünmüştür. Mesela 1 numara Inner Stadt'a aittir. Viyana'da adresler bu numaralarla başlar. Ardından sokak adı ile bina ya da evin numarası gelir. Şehir içi ulaşım otobüs veya bağlantısı bulunan metrolar yardımıyla yapılabilir. 
 
Viyana Avusturya'nın başkenti ve en büyük şehri, aynı zamanda ülkenin 9 eyaletinden yüzölçümü bakımından en küçüğüdür. Yaklaşık 1.650.000 nüfusuyla ülkenin en kalabalık kentidir, çevre ilçeleriyle birlikte Viyana'da yaklaşık iki milyon insan yaşar ki bu da Avusturya nüfusunun yaklaşık dörtte biridir. Nüfus bakımından Viyana Avrupa Birliği'nin en büyük onuncu kentidir.

Viyana Eyaleti'nin resmi dili Almancadır. Bununla birlikte yoğun olarak bulunan azınlıkların dilleri de kullanılmaktadır. Kimi park tabelaları Almanca, Sırpça/Hırvatça/Boşnakça ve Türkçe olmak üzere üç dilde düzenlenmektedir. 
 
Yüzyıllar boyu Habsburg hanedanının yerleşim yeri olan kent, bu süre boyunca Avrupa'nın kültürel ve politik merkezlerinden biri haline gelmiştir.

Bugün Viyana’da Habsburg hanedanının izlerini taşıyan eski kent merkezi ve Schönbrunn Sarayı UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak kabul edilmiştir. Viyana'nın sembolü olan İstefan Kilisesi şehrin merkezinde bulunur.
 
Viyana şehir merkezi dahil olmak üzere çevresi sanki yeşil örtüyle kaplanmış gibidir. Viyana 117,76 km² yani toplam alanının % 28,4'ü oranında yeşil alana sahiptir ve ülkenin en yoğun kent içi yeşil alana sahip olan eyaletidir. Ayrıca Viyana şarap üretilen dört eyaletten biridir. Beyaz şarabını tavsiye ederim. Harika…
 
Tarihi kent Tuna Nehri'nin güneyinde bulunmaktadır. Günümüzde kent nehrin diğer kıyısına geniş biçimde taşmıştır. Viyana’nın bir diğer güzel olan özelliği Slovakya'nın başkenti Bratislava'ya 60 km Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye 150 km yakınlıktadır. İki başkentin bu kadar birbirine yakın olması Avrupa'da benzeri olmayan bir durumdur.
 
Viyana 1850 yılına kadar 1. Bölge'nin büyük bir bölümünü oluşturan tarihi kentten oluşuyordu. İmparator Franz Joseph döneminde ilk büyük kent genişletilmesi yapıldı. Kentin yakın çevresindeki varoşlar, kentin bugünkü 9. bölgesine kadar olan ilçeleri oluşturacak şekilde kente dahil edildi. 
 
Viyana’nın her yıl çok göç alması dini yapısında da gözlenebilir değişimlere uğramasına neden olmuştur. Nüfus genelinde dinlerin dağılımı şöyledir: Katolik % 49,2, Mezhepsiz % 25,6, İslam % 7,8, Ortodoks % 6,0, Protestan % 4,7, Yahudilik % 0,5 .
 
Viyana şehir içi ulaşımı çok kolay olması nedeni ile turistik mekanları da çok rahatlıkla kendi başınıza gezebilirsiniz. Elinizde Viyana rehberi olması yeterlidir. Eğer muhteşem mimarisi olan eski kiliseleri görmek tarihi yapılar ile yeni maceralara atılmak istiyorsanız Viyana sizin için iyi bir seçim olacaktır.
 
Schönbrunn Sarayı: köşkte 1400'den fazla oda ve birçok büyük bahçe bulunmaktadır. Özellikle odalardaki dekor görülmeye değer. İçerde aynı zamanda "Coach and Carriage Museum" yer almaktadır. Bu saraya ait parkta piknik yapmayı sakın unutmayın. Nisan-Ekim: 8.30-17.00 arası Kasım-Mart: 8.30-16.30 açık.
 
Eski Tuna (Alte Donau): U1'den iki durak sonra kolaylıkla ulaşabileceğiniz bu hoş mekanda nehir kenarında bir içecek ya da iyi bir akşam yemeği ile gezinize keyifli bir gün ekleyebilirsiniz. Ancak doğayla iç içe olan bu mekanda özellikle yaz aylarında böceklere dikkat etmelisiniz. İsterseniz Tuna nehrinde ufak bir bot gezintisi de yapabilirsiniz.

Aziz Stephen Katedrali: Şehrin mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerinden biri. İnanılmaz güzel Gotik mimarisi ile herkesi büyüleyen bir yapı. Bir de en üst katına çıktığınızda kilisenin terasında bulunan teleskoplarla Viyana’yi izlemeyi unutmayın. 
 
Staatsoper (Opera Binası): Çoğu insanlara göre dünya operasının merkezi. 

Gallerie Chairm Klocker: Avusturya ve Alman tarihine ait birçok öğenin bir araya geldiği galeri daha çok fotoğrafları ile ilgi çekiyor. Pazartesi-Cuma:11.00-18.00 / Cumartesi:11.00-14.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
 
Galerie Ernst Hilger: Avusturya tarihiyle ilgili birçok doküman bulunabilen bir sergi merkezidir. Pazartesi-Cuma:10.00-18.00 Cumartesi:10.00-14.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
 
Hofburg (İmparator Köşkü/ Cumhurbaşkanlık Köşkü): 1918'e kadar imparator Habsburg'un köşkü olan yapı, günümüzde büyük bir müze haline getirilmiştir.

Belvedere Sarayı: Bahçeleriyle ve sanat galerileri ile Viyana'nın en çekici yerlerinden biridir. Çalışma saatleri: Salı-Pazar 10.00 - 17.00.
 
Kunsthistorisches Museum: Dünyanın en iyi sanat koleksiyonunu bulunduran müzelerden biridir. Çalışma saatleri: Salı-Pazar 10.00-18.00 ve Perşembe 10.00-21.00.

Prater ve Schwarzenbergpark gibi park ve eğlence merkezleri de ziyaret edilmesi gereken yerlerdir.

Viyana devamlı hareket eden bir kent, ilk bakışta sessiz sakin duruyor ama güneş batıp el ayak çekilince “Bermuda Triangle” bölgesinde bar, disko ve bilumum gece şovlarının yoğunlaştığı mekanlara muhakkak uğrayın. Görün bakalım Viyana’nın sessizliğini… Opera zamanına denk gelmişseniz muhakkak birine gitmenizi öneririm. Fakat ücretler oldukça yüksektir…

Viyana’ya ilk geldiğim zamanın üzerinden 20 yıl kadar geçmişti. Anılarımı tazelediğimde bir arkadaşımla kiraladığımız stüdyo daireyi hatırlıyorum. Türkiye’de alışık olmadığım kültür ve medeniyet beni şaşkına çevirmişti. Elektrik ve su paralarının devlet tarafından karşılanması, kablo TV sisteminin olması ve hatta seyrettiğin kadar ücret ödenmesi. Türkiye’de bulamadığımız bir çok cd ve plakları olan toplulukların arşivlerinin olduğu müzik dükkanları, en enteresanı da sokak köşelerinde ki direk diplerine konulmuş olan gazete stantlarından parasını koyup gazetenizi almanız. Bir biletle metro, otobüs ve tramvay sisteminden yararlanmak. Bunlar Avusturya’nın ne kadar ileri düzeyde bir medeniyet yarattığı kanıtları olmuştu benim için. 
 
Hepimiz hafızlarımızı yokladığımızda, Viyana’yı duymayanımız azdır sanıyorum. Ne de olsa okul sıralarında Osmanlı İmparatorluğu zamanı Kanuni’nin Viyana kuşatmalarını ders sıralarında okumuştuk. Tarihte Viyana Osmanlı tarafında bir türlü alınamamış ve Türklerin Batı Avrupa’ya yayılmaları engellenmiştir. 
 
Bir zamanlar güçlü bir imparatorluk haline gelen Avusturya – Macaristan imparatorluğu basit bir sebeple I.Dünya savaşına girmek zorunda kalmış ve sonunda dağılmışlardır. Neydi bu sebep; Viyana’da ki Sacher Oteli tarihe tanıklık yapar gibi dimdik ayakta durmaktadır. I.Dünya savaşı öncesi Avusturya Veliaht Prensi ile sevgilisi bu otelde gizlice buluşurlarmış. Prens arka kapıdan, sevgilisi ön kapıdan girerek aşklarını pekiştirirlermiş. Bunu öğrenen zamanın imparatoru bu ilişkiyi onaylamamış. Sonunda imparator izin vermeyince çift beraberce intihar etmişler. İmparator ise suikasta kurban gitmiş. Keşke imparator bu aşıkların evlenmesine izin verseymiş, belki de I. Dünya savaşı çıkmazmış…
 
Vals yapmak Viyana insanları için vazgeçilmez bir tutku haline gelmiş. 1870’lerde Straus tarafından bestelenen “Mavi Tuna” sanki bir milli marş gibi Viyana’lılar için. Viyana’da her sene yaklaşık 300 balo yapılmaktadır. Bunların en ünlüsü 4500 kişinin katıldığı “Opera Balosu” dur. Bu baloya gitmek için hanımlar “tuvalet” erkekler ise “frak” giymek zorundalar. Bu geleneksel balo 1877 yılından beri günümüzde de devam etmektedir. Ünlü balo her yıl 31 Ocak'ta yapılmaktadır. Bu baloya gidebilmek için aylar önceden biletlerin temin edilmesi gerekmektedir. Bunu da tur acenteleri ve bazı yerel organizasyonlar ellerinde tutmaktadır.

Viyana asla unutamayacağım Avrupa başkentlerinden biridir. Yirmi yıl önce de gitsem, yirmi yıl sonra da gelsem, bana verdiği hazda bir değişiklik olmadığı hissine kapılmak çok güzel…
 
Farklı rotalarda buluşmak üzere.
 
Hepiniz sevgiyle kalın.
 
Melih Eriş
 

Yorumlar - Yorum Yaz
TÜRK MÜHRÜ PROJEMİZ

MELİH ERİŞ WEB SAYFALARI

NEPAL& TİBET

GÜNEYDOĞU ASYA

TÜRKİYE 4x4 SAFARİ



 FACEBOOK GRUBUMUZ


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam12
Toplam Ziyaret24890
Site Haritası